(Yazılanların
çok ehemmiyeti yok, yaşanılanlardır anı değerli kılan. Nesir sadece bir
sözdizimidir, ve yalnızca bundan ibarettir çoğu zaman.)
Sizler…
Yuvalarına
koşan karıncalar gibi dağılmadınız mı evlerinize iş çıkışlarında? Tek
isteğiniz sıcak monotonluğunuza varabilmekti. Haksız da sayılmazdınız
üstelik. Tatil şekliyle atfedilen zamanlarda kaçarcasına uzaklaştınız
şehirlerden. Son finale bavulla girmek pahasına öğrenciydiniz ve bunun
adını genel olarak “hasret” koyuyordunuz hep.
Doğru değil mi?
Sonra
bir yığın oldunuz işte. Oradan oraya savrulan ve her gittiği yere
kafasını götüren insanlar yığını. O yığının doldurduğu otogarlar neden
yalnız? Neden havalimanları, tren garları soğuk? Çünkü kaç-a-mak
insanın özgürlüğünde, asıl özgürlükse beyinde. Fırtına hızıyla ve
amansızca kesilen otobüs biletlerinde değil. Onlar sizi özgür kılmaz,
kılamaz. Ara sıra aksini iddia eden de olur benim gibi; nezdinizde hepsi
hor, hepsi düzenbaz.
İyi de bu düzeni baz alan ve ayakta tutan da sizler değil misiniz?
sömestre/stress
dia.
karanlık bi' odada renkler geçiyor gözümün önümden. tek bildiğim hızlı oldukları. tek hissedebildiğim bu...
02/30rdbyrd
Amansız bi’ hastalığın pençesindeymiş gibi gece ve sen tutamıyorsun. Bile bile acıyı yaşamak istermişçesine uyuyamıyorsun. Göz bebeklerin bir nur ışığı bekler gibi büyürken karanlıkta, vecdinden kendi yuvalarına hapsolmuş retinaların. İşte o anda reddedilmiş hayata dair tüm itirazların. Her detayın ötesinde anlamsızlığı bulurken, gözler önünden geçen silüetler ve yaşamsal formlara kodlanmış fotoğraflar… Binlerin dokunduğu “ tık”lara ifşa edilmiş yaşamlar. Or’dan bi’ duygu devşirmeye çalışırken yüzbinler; anlat ki plastik dokunuşlar yaşamı yırtan bir cerrah uğruna. Yaşanmaz ki ölüm, tuşlar üstünde silinen harflerin hatrına…
İnanç.
Düzlükteyim. Hendekler yıllarımı almış. Şimdiyse yürümekteyim. Koşmaya bi adım kala, her şeyden ve herkesten yoksun bi halde.
Unutmazlar bilirim. Unutulmaz da. Silinen izlerdir, yaraları kapatmaz. Hiçbir şey yalandan çok yaralamaz. O halde yaşanan yalanlar nedendir? Yaralanmak ve bile bile bu acıdan payelenmek için mi?
Düşünmezler bilirim. Çünkü akıllarından çıkmaz. Düşünmelerine gerek kalmaz. Her saniye kavurucu bi sıcaktır oysa, her dakika geçmişsizliğe uzanan bir adımdır. İnsan kendiyle kalınca anlar, işe yaramaz kaçamaklar. İşte o yüzden kalabalığa karışırlar. O yüzden renklere boğulup sözde tonunu açarlar yaşamlarının. Oysa her başlangıç aslında bir yok oluştur onlar için ve her gün ışığı siyah doğar onlara.
Ve Tanrı dedi ki bana; Bırak onları kendi başına…
En hayırlısı bu, sadece inan bana…
özgür.
tutunamanın verdiği hissiyatla her daim bir boşluğa kanat çırpar kuşlar. duramadıklarındandır belki, düşünemediklerindendir. oysa ki her kaçışları boşluğadır. tüm kanat çırpışları ise gökyüzüne vurulan bir darbedir.
gökyüzü ise bitmek bilmez mavisiyle delidir. bakar ki yeryüzünde küçücük insanlar, yağmur olur yağar onlara acımaz, kar olur lapa lapa.
ve sen hep boşluğu görürsün ne kadar yukarıya baksan da.
kuşlar uçar.
o acımaz.
sen ise ıslanırsın.
posst it!
ufak ufak not kağıtlarında deli deli notlar.
onu yap-bunu yap-şunu unutma... peki ya kağıt kaybolursa?
onu nereye yazacaksın ki?
-ki cepler parşömen bir fikir çöplüğüyle doluysa?
Sanatsanal
Masalsı anlatımlar yapıştı ağlayan gözlere. Herkes masum kendi hikayesinde. Herkes kendine hüsran.
Dünya dost bilinip olunur alemle barışık. Durumlarsa biraz karışık, bilemeyiz pek onu. Olsun, klavyelerden zerk ettiğimiz "gerçek yalanlar" nasıl olsa. Hep bize özel, onlara sanal. Sizlere ise sanatsanal...
Yüreğinden bir sevgi fışkırt, bana kalbin kadar temiz bir sayfa yırt. Sonra o sayfaya yaz kederlerini. Biraz da çocuk ol, işte bu kadar, bitti. Bak, hepsi anlıyor artık seni!
Kutsaldır acıların izdüşümleri, gölgeler boyu sürer. O gölgelerde karalanır insanlar. Sen ise alabildiğine uzaklaştığını zannedersin kendinden. Oysa ki kendinedir acınası tek kaçışın. Her nafile nazirende kemirgen bir elemle cız eder yalnızlığın. O kadar bellidir ki kendini kandırdığın!
Ve sönerken birden ışıklar,
Hiç kimse göremez içindekini, yine sadece ben anlarım.